Ankara Kanal Tedavisi Fiyatları

Ankara Kanal Tedavisi Fiyatları

Ankara Kanal Tedavisi Fiyatları

Kanal tedavisi, endodonti olarak da bilinmektedir. Hasar görmüş ve iltihaplanmış olan dişlerin kurtarılabilmesi için uygulanan bir tedavidir. Günümüzde dişin çekilmemesi için hasar görmüş kısmın çıkartıldığı kanal tedavisine başvurulmaktadır. Kanal tedavisinde diş özü çıkartılmaktadır ve sonrasında ilgili bölge dezenfekte edilmektedir. Ardından temizlenen bölge dolgu maddesi ile doldurulmaktadır. Tedavinin aşamalarına bakıldığında; diş röntgeni, anestezi, pulpektomi ve doldurma işlemi olmak üzere 4 aşamada gerçekleşmektedir. Bir dişin hasarı ortalama 1 saatlik bir sürede giderilebilmektedir.Ankara Kanal Tedavisi

Ankara Kanal Tedavisi Nedir?

Endodonti; diş özünün yani pulpanın çıkartılması işlemidir. Dişin merkezinde bulunan, küçük ve iplik görünümlü bir doku çıkartılmaktadır. Pulpanın çıkartılması ile beraber kalan boşluk temizlenmektedir. Gerekli şekillendirmeler yapıldıktan sonra yeniden doldurulmaktadır. Kanal tedavisi, hastaların dişlerini kaybetmemeleri için uygulanan bir tedavidir. Zarar görmüş ve kaybedilme tehlikesi olan dişler, kanal tedavisi ile kurtarılmaktadır.

Pulpa enfeksiyon kaptığında eğer kanal tedavisi uygulanmaz ise; diş kökünde, çene kemiğinin içerisinde apse oluşumu olmaktadır ve bu da irin birikmesine neden olmaktadır. Dişi çevreleyen kemik zaman içerisinde yok olmaktadır ve sonrasında hasta ağrı hissetmektedir. Ayrıca kök kanalında enfeksiyon meydana gelmektedir ve bu enfeksiyon yol açtığı problemler şöyledir:

  • Yüz, boyun ve başın diğer bölgelerine yayılan bir şişlik görülmektedir.
  • Dişlerin hem kök ucunda hem de çevresinde kemik kaybı ve dolayısı ile diş kırılması görülebilmektedir.
  • Çevre dokular ve dişlere hasar verebilmektedir.
  • Sinir dokuya baskı uygulamaktadır.

Ankara Kanal Tedavisi Fiyatları

Ankara Kanal Tedavisi FiyatlarıKanal tedavisi, dişe zarar verebilecek etkenlerin ortadan kaldırılabilmesi için uygulanan bir tedavidir. Bazı hastalarda dişin sinirine zarar verebilecek uygulamalar ağrı ya da başka belirtiler ile baş göstermektedir. Ancak bazı hastalarda herhangi bir semptom görülmeyebilmektedir. Diş kanal tedavisinin uygulanmasını gerektiren durumlar aşağıda belirtilmiştir:

  • Kök ucundan kaynaklanan ağrı hissedildiğinde, kanal tedavisinin düşünülmesi gerekmektedir. Bu ağrı, dişe kuvvet uygulandığı zamanlarda artmaktadır. Canlılığını koruyabilecek durumda olan dişlerde, soğuk ve sıcak hassasiyeti olarak baş göstermektedir. Bu süreçte kanal tedavisinin gerekliliğine karar vermek için hasta izlenmektedir.
  • Dişte apse oluşmuş olması ve bu apsenin tedavi edilmemesi durumunda; çevre dokular hasar alabilmektedir ve aynı zamanda şişlik görülebilmektedir.
  • Çürüme sonrası oluşan boşluğa kavite ismi verilmektedir. Derinlere uzanan kavitenin diş köküne inmesi durumunda; diş kökü ile bakteriler enfekte olmaktadırlar. Dolayısı ile dokuda iltihap birikmektedir ve bu iltihap dolayısı ile doku zaman içerisinde ölmektedir. Dokunun ölmesi ile beraber çürüme başlamaktadır. Çürüme sonucunda şiddetli ağrı hissedilebileceği gibi herhangi bir belirti de görünmeyebilmektedir. Ancak derin kavite problemi sonucunda mutlaka kanal tedavisi uygulanmalıdır.
  • Travma yani dişlerin çok büyük bir kuvvete maruz kalması sonucunda; hastaların diş köklerindeki sinirlerin zarar görmesi ve ölmesi muhtemeldir. Travma yaşandığında veya sonrasında sinirlerin ölmesi durumu yaşanabilmektedir. Genellikle yemek yerken kontrolsüz bir kuvvet uygulanması veya bir cisme şiddetli bir biçimde çarpma sonucunda travma oluşabilmektedir.
  • Diş kökünde ya da diş köküne yakın bir konumda kırık oluşur ise; kanal tedavisi uygulanması gerekebilmektedir.
  • Dişin tekrarlı bir şekilde tıbbi tedavi görmesi sonucunda diş üzerinde bir stres oluşabilmektedir ve bu da diş kökünde iltihaplanmaya sebep olabilmektedir. İltihaplanma sonucunda da kanal tedavisi gerekmektedir.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kanal tedavisi yapım aşamaları aşağıda verilmiştir:

  • Ön dişin arka bölümünde veya küçük azı dişinin kuronunda delik açılması ile tedaviye başlanmaktadır.
  • Hastalıklı pulpanın çıkartılma işlemi yapılmaktadır.
  • Pulpa çıkartıldıktan sonra pulpa boşluğunun ve kök kanallarının temizlenmesi gerekmektedir. Kanallar genişletilmektedir ve kanal dolgusu yapılması için gerekli şekillendirme işlemi yapılmaktadır.
  • Eğer kanal tedavisi için gerekli olan seans sayısı birden fazla ise; bu durumda seanslar arasında dişin korunmasına önem verilmelidir. Bu yüzden seans bitiminde kuronda açılan deliğe geçici bir dolgu işlemi yapılmaktadır.
  • Bir sonraki seansa gelindiğinde, geçici dolgu çıkartılmaktadır. Pulpa boşluğu ile beraber kanal kalıcı olarak doldurulmaktadır. Kanalların her birine gutta percha sokulup özel bir yapıştırıcı ile yapıştırılmaktadır. Gutta percha; konik bir uca sahiptir ve aynı zamanda kauçuk bir malzemeden yapılmıştır. Yapısal destek almak amacı ile kanal içerisine metal ya da plastik çubuk da yerleştirilebilmektedir.
  • Dişin doğal bir görünüm elde edebilmesi ve eski şekline dönebilmesi için dişin üst kısmı kuron ile kaplanmaktadır. Dişi kırılmış olan hastalarda ise; post uygulaması ile diş onarıldıktan sonra kuron yerleştirilmesi gerekmektedir.

Kanal Tedavisinin İşlem Süresi Ne Kadardır?Kanal Tedavisi sonrası ağrı

Kanal tedavisinin süresi, hastanın ağız ve diş durumuna göre değişiklik göstermektedir. Genelde bir veya iki seansta kanal tedavisi tamamlanabilmektedir. Ancak enfekte olmuş olan dişteki enfeksiyonun tamamen ortadan kaldırılabilmesi için birkaç seansa ihtiyaç duyulabilmektedir. Komplike bir tedavi uygulanmayacak ise; tek seans yeterli gelebilmektedir.

Kanal Tedavisi Sonrası Onarılan Diş Ne Kadar Süre Kullanılabilir?

Kanal tedavisi uygulanan dişin ömrünü, hasta belirlemektedir. Ağız ve diş sağlığına önem vermesi durumunda, ömrü boyunca dişi kullanmaya devam edebilmesi mümkündür. Ancak dişte tekrar çürük oluşabilme ihtimali bulunmaktadır. Ayrıca ağız içerisinde başka problemler de görülebilmektedir. Bu yüzden düzenli olarak diş hekimi muayenesine gidilmesi gerekmektedir.

Kanal tedavisi ile onarılan dişlerde, dişin canlı olmasını sağlayan pulpa bulunmamaktadır. Dolayısı ile bu dişler daha kırılgan olmaktadır. Kuron veya dolgu uygulaması yapma kararı verilirken, dişlerin kırılmaya daha müsait olduklarının dikkate alınması gerekmektedir.

Kanal tedavisi sonrasında tedavinin başarılı olup olmadığı konusunda bir kanıya varabilmek için röntgen çekilmelidir. Tedavi öncesinde ve sonrasında çekilen röntgenlerin karşılaştırmaları yapılmalıdır. Hastanın kemiğinin şekillenip şekillenmediği, kemik kaybının devam edip etmediği gibi durumlar değerlendirilmelidir. Kanal tedavisi fiyatları hakkında detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.

Kanal Tedavisi Sonrası Ağrı

Kanal tedavisi tamamlandıktan sonra ağrı hissedilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Bunun nedeni ise; tedavi sırasında dişlerdeki sinirlerin alınmasıdır. Sinir alındığı için diş, dış uyaranlara karşı duyarsız olmaktadır. Ancak işlemden sonraki birkaç hafta içerisinde ağrı hissi olabilmektedir. Buna ek olarak çiğneme fonksiyonları esnasında hassasiyet oluşabilmektedir. İyileşme süreci sona erdiğinde, ağrı da ortadan kalkmaktadır.

Kanal tedavisi sırasında da ağrı hissedilmemektedir. Çünkü lokal anestezi ile yapılmaktadır. Bu sayede işlemin yapıldığı bölge uyuşturulduğu için hasta herhangi bir acı hissetmemektedir. Ancak fazla ağrılı ve enfeksiyonlu dişlere sahip olan hastalara kanal tedavisi yapılırken, hissedilen ağrı uyuşmaya engel olabilmektedir. Böyle durumlarda, hastalara daha gelişmiş uyuşturma yöntemleri uygulandıktan sonra işlem yapılmaktadır.Kanal Tedavisi

Kanal tedavisinden belirli bir süre sonra hastanın ağrılarının dinmemesi durumunda, kanal dolgusunun eksik yapıldığından şüphe edilmelidir. Kanal tedavisinde eksiklikler olan hastalara retreatment işlemi yapılmaktadır. Bu işlem sırasında kanal dolgusu sökülmektedir ve sonrasında kök kanalları temizlenmektedir. Ardından tekrar doldurma işlemi yapılmaktadır. Retreatment sonrasında ağrı problemi yine geçmez ise; kök ucu rezeksiyonunun yapılması gerekmektedir.

Kanal Tedavisi Sonrası İltihaplanma

Kanal tedavisi tamamlandıktan sonra dişin iltihaplanması mümkündür. Hastanın ağız bakımına dikkat etmemesi, yeni bir çürüğünün oluşması, diş dolgusunun kırılması, kök kanallarının içerisine bakteri sızıntısı olması, kök kanallarının enfekte olması gibi durumlarda; tedavi sonrasında tekrar iltihaplanma olabilmektedir.

Dişte iltihaplanma olması durumunda, diş çekilmeden de problem düzeltilebilmektedir. Ayrıca aşırı iltihaplanmanın olduğu durumlarda antibiyotik kullanılmalıdır. Bir süre antibiyotik kullanımı ile hasta kanal tedavisine hazırlanmaktadır ve sonrasında tekrar kanal tedavisi uygulanmaktadır. Kanal tedavisi fiyatları konusunda çeşitli indirimler ile sizlere memnuniyet sunmaya çalışıyoruz. Bizlere ulaşarak detaylı bilgiler alabilirsiniz.

Kanal Tedavisinin Başarı Oranı Ne Kadardır?

Kanal tedavisinin başarı yüzdesi, %95 civarındadır. Başarılı bir kanal tedavisi yapıldığında, ilgili dişin ömür boyu kullanılması mümkündür. Ancak işlem her ne kadar başarılı geçmiş olursa olsun, hastanın enfeksiyon riski her daim bulunmaktadır. Hastada tedavi sonrasında enfeksiyon görülme sebepleri ise şu şekildedir:

  • Dişin kök kanalının öngörülenden daha fazla olması durumunda; eğer bu kök kanallarından biri temizlenir ve diğeri temizlenmez ise, bu durumda enfeksiyon ortaya çıkabilmektedir.
  • Diş kökünde belirlenemeyen bir çatlak oluşur ise; enfeksiyon ile sonuçlanabilmektedir.
  • Bakterilerin restorasyon yapılan bölgeyi aşması ve iç kısımlara ulaşması sonucunda; ilgili bölgeyi enfekte etmektedir.
  • Sızdırma probleminin engellenebilmesi için kullanılan malzeme eğer zaman içerisinde parçalanır ise; bu durumda bakteriler iç bölümlere tekrar yerleşmektedir ve sonrasında enfeksiyon oluşabilmektedir.

Kanal Tedavisinin Başarısız Olma Sebepleri Nelerdir?

Kanal tedavisinin başarısızlık nedenleri şunlardır:

  • Kanal tedavisi sonrasında üst dolgu yapılmaz ise; sızdırma ile beraber tekrar enfeksiyon oluşabilmektedir ve kanal tedavisi başarısız olmaktadır.
  • Kök boyunun yeterli miktarda temizlenmemesi ve kanal olgusu işleminin yapılmaması durumunda; hastanın tedavisinden sonuç alınamamaktadır.
  • Üst yapı restorasyonunun uygun bir şekilde yapılmaması durumunda; kırılma ve düşme gibi problemler ile karşılaşılabilmektedir. Bu durumda tedavinin yenilenmesi gerekmektedir.
  • Kanallarda aşırı darlıkların veya eğimlerin olması durumunda; kanal tedavisi başarısız sayılabilmektedir.
  • Ekstra kanal olması ve tedavi sırasında bunun farkına varılmaması durumunda tedavi başarısız olmaktadır.
  • Kanal temizliği yapılırken yıkama işlemi düzgün bir şekilde yapılmaz ise; tedavi istenildiği gibi sonuçlanmamaktadır.
  • Kanal tedavisi uygulanan dişe aşırı kuvvet ve yük biner ise; bu durumda tedavide başarı sağlanamamaktadır.
  • Kök ucunda iyileştirilmesi mümkün olmayan bir büyüklüğe sahip lezyon var ise; kanal tedavisi başarısız olabilmektedir.
  • Dişin istenmeyen bir alandan perforasyonu sonucu tedavi başarısız olabilmektedir.

Kanal Tedavisi Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Kanal tedavisinden sonra bilinmesi gerekenler aşağıdaki gibidir:

  • Kanal tedavisinin tek seansta tamamlanmaması durumunda; tedavi sonlanana kadar ilgili dişin kullanılmaması gerekmektedir.
  • Kanal tedavisi tamamlandıktan sonraki 2 saat içerisinde herhangi bir yiyecek ve içeceğin tüketilmemesi gerekmektedir.
  • İşlemden sonraki birkaç gün, hastanın hassasiyet problemi olabilmektedir. Bu yüzden aşırı sıcak veya soğuk besinleri tüketmemeye özen göstermelidir.
  • Ağız ve diş sağlığını korumaya özen göstermesi gerekmektedir. Bu yüzden dişlerini düzenli olarak fırçalamalı, diş ipi ve antiseptik gargara kullanımını ihmal etmemelidir. Ayrıca diş hekiminin belirlediği periyotlarda doktor kontrolünü aksatmaması gerekmektedir.

Kanal Tedavisinin İyileşme Süreci Nasıl Geçmektedir?

Kanal tedavisinin iyileşme dönemi, her hastada farklı olabilmektedir. Hafif ağrıların normal karşılanması ve endişe edilmemesi gerekmektedir. Bu süreçte diş hekimlerinin ağrı kesici veya başka bir ilaç vermesi durumunda; ilaçların aksatılmadan kullanılması istenmektedir. İyileşme sürecinin daha kolay geçmesi için hastaların dolgu yapılan dişlerini daha az kullanmaları gerekmektedir. Özellikle sert yiyeceklerin bu dişler ile çiğnenmemesi gerekmektedir. Kanal tedavisi sonrasında henüz anestezi etkisinden çıkılmamış ise; diş ve dudağa zarar verebilecek hamlelerin yapılmaması gerekmektedir. Tedavide seans aralarında yerleştirilen geçici dolguların düşmesi durumunda; hastanın diş hekimini ziyaret etmesi gerekmektedir.

Kanal Tedavisinin Fiyatları Nelere Göre Değişmektedir?

Kanal tedavisinin ücretleri; tedavi uygulanacak olan diş sayısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Ayrıca tedavinin uygulanacağı dişin konumu da tedavi ücretlerini etkilemektedir. Arka bölgedeki dişlere uygulanan tedavilerin ücretleri, ön dişlerinkine göre daha fazla olmaktadır.

Kanal Tedavisine Alternatif Bir Tedavi Var Mıdır?

Kanal tedavisinin alternatifi; köprü, implant ya da çıkarılabilir kısmi takma diş olabilmektedir. Hastaların doğal dişlerinin korunabilmesi için uygulanabilecek en iyi tedavi, kanal tedavisi olmaktadır. Ancak kanal tedavisine alternatif olacak bir tedavinin; çiğneme fonksiyonunu düzelten, bitişik dişlerin kaymasını engelleyen bir tedavi olması gerekmektedir. İmplant, köprü ve çıkarılabilir kısmi takma diş gibi alternatif tedaviler; hastalar için hem maddi hem de manevi açıdan daha fazla yük bindirmektedir.

undefinedundefined

Leave a Reply

Your email address will not be published.